Kariyer Yolculuğum
Hayatım boyunca teknoloji, mühendislik ve kamu hizmetinin kesiştiği alanlarda çalıştım. Bir mühendis olarak başladığım meslek hayatım; telekomünikasyondan bilgi teknolojilerine, savunma sanayiinden siber güvenliğe ve son dönemde sağlık teknolojilerine uzanan farklı alanlarda sorumluluklar üstlenmemi sağladı. Bu süreçte yalnızca teknolojilerin gelişimine değil, Türkiye'nin kendi teknolojisini geliştirebilmesine, üretebilmesine ve dünyaya sunabilmesine de katkı sağlamaya çalıştım.
Çaykara'dan Gökçeada'ya
1963 yılında Trabzon'un Çaykara ilçesinde doğdum. Çaykara, Karadeniz'in kendine özgü coğrafyasının ve yaşam biçiminin şekillendirdiği bir yerdi. Çocukluğumun ilk yılları burada geçti.
Daha sonra ailemle birlikte Gökçeada'ya göç ettik. Gençliğimin büyük kısmı Gökçeada'da geçti. Ada hayatı, Türkiye'nin büyük şehirlerinden oldukça farklıydı. İmkânların sınırlı olduğu ama insanın kendi dünyasını kurabildiği bir ortamda büyüdüm.
1980 yılında Gökçeada Lisesi'nden mezun oldum. O yıllarda, bir adadan çıkıp İstanbul'a giderek mühendislik okumak fikri kolay ulaşılabilir bir hedef gibi görünmeyebilirdi. Ancak Cumhuriyet'in sağladığı eğitim imkânları sayesinde Gökçeada'dan çıkıp İstanbul'da üniversite okuyabilme ve mühendis olabilme fırsatını yakaladım.
Teknolojiye ve özellikle elektroniğe duyduğum merak beni İstanbul'a, Yıldız Teknik Üniversitesi'ne taşıdı. 1984 yılında Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldum.
Mühendislikten Teknoloji Yönetimine
Üniversiteden mezun olduktan sonra çalışma hayatına Teletaş'ta Ar-Ge mühendisi olarak başladım. 1985-1986 yılları arasında burada çalıştım. Bu dönem, mühendislik eğitimimin gerçek hayattaki karşılığını görmeye başladığım ve teknoloji geliştirme süreçlerini yakından tanıdığım ilk yıllardı.
1987 yılında Netaş'a, o dönemki adıyla Nortel Networks Netaş'a geçtim. Önce kalite mühendisi olarak çalışmaya başladım. Sonraki yıllarda sorumluluklarım arttı ve 1998-2004 yılları arasında Kalite Müdürü ve Kablosuz Sistemler Müdürü olarak görev yaptım.
Netaş'ta geçirdiğim yıllar, yalnızca teknik anlamda değil, uluslararası ölçekte teknoloji geliştirme ve üretme konusunda da önemli bir deneyim kazandırdı. Türkiye'deki bir mühendislik ekibinin, dünyanın önde gelen teknoloji şirketleriyle aynı projelerde çalışabileceğini ve küresel ölçekte rekabet edebilecek ürünler geliştirebileceğini burada yakından gördüm.
Kamu ve Düzenleyici Kurum Deneyimi
2004 yılında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na Kurul Üyesi olarak atandım. 2004-2009 yılları arasında BTK'da görev yaptım.
Özel sektörde mühendislik ve yöneticilik yapmış biri olarak, bu kez sektörün düzenlenmesi ve kamu politikalarının oluşturulması tarafında sorumluluk üstlenmek benim için farklı ama çok değerli bir deneyim oldu. Teknolojinin yalnızca bir ürün veya hizmet olmadığını; doğru düzenlemeler, doğru politikalar ve uzun vadeli bir vizyon ile bir ülkenin ekonomik ve teknolojik gelişimini doğrudan etkileyebildiğini bu dönemde daha yakından gördüm.
Probil, Netaş ve Yönetim Deneyimi
BTK'daki görevimin ardından özel sektöre dönerek Probil'de çalışmaya başladım. 2010-2015 yılları arasında Probil Genel Müdürü olarak görev yaptım.
Bu dönemde şirket yönetiminin yanı sıra farklı teknoloji şirketlerinin yönetim ve karar mekanizmalarında da görev aldım. 2011-2015 yılları arasında Netaş İcra Kurulu Üyeliği, 2013-2015 yılları arasında Kron Yönetim Kurulu Üyeliği ve yine 2013-2015 yılları arasında HAVELSAN Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yürüttüm.
Bu görevler, teknolojiye yalnızca mühendislik perspektifinden değil; strateji, yönetim, yatırım ve kurumsal yapı açısından da bakmamı sağladı.
HAVELSAN: Teknoloji, Savunma Sanayii ve Küresel Rekabet
2015 yılında HAVELSAN Genel Müdürü oldum.
Kamu, savunma ve yazılım dünyasının kesişiminde, büyük bir ekiple Türkiye'nin dijital dönüşüm ve savunma teknolojileri alanındaki projelerine liderlik etme sorumluluğu taşıdım. Bu görevde geçirdiğim beş yıl boyunca hem kurumun hem de Türkiye'nin dijital ve teknolojik yetkinlikleri adına önemli adımlar atıldı.
Bu dönemde yalnızca Türkiye'nin ihtiyaçlarına yönelik projelere değil, küresel ölçekte rekabet edebilecek teknolojiler geliştirmeye ve bu teknolojileri yurtdışına taşıyabilmeye de odaklandık. Global projelerde yer almak ve geliştirdiğimiz ürün ve çözümleri farklı ülke ve pazarlara ihraç edebilmek, HAVELSAN'ın teknolojik yetkinliğinin uluslararası ölçekte karşılık bulması açısından önemli bir deneyim oldu.
2020 yılının Haziran ayında HAVELSAN'daki görevimden ayrıldım.
Sağlık Teknolojileri ve Dijital Dönüşüm
2020 yılında HAVELSAN'daki görevimden ayrıldıktan sonra Akgün Yazılım'da Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yaptım.
Bu dönem, hem özel sektörün çevikliğini hem de teknolojide ölçeklenmenin gerekliliklerini bir kez daha görmemi sağladı. Aynı zamanda sağlık teknolojileri alanında yürütülen çalışmaların içerisinde yer aldım. Böylece yıllar boyunca teknoloji, yazılım ve dijital dönüşüm alanlarında edindiğim perspektif ve tecrübelerimi sağlık alanına da taşımaya başladım.
Teknolojinin sağlıkla kesiştiği bu alan, dijital dönüşümün yalnızca kurumların veya sektörlerin değil, doğrudan insanların hayatını değiştirebilecek bir potansiyele sahip olduğunu bir kez daha gösterdi.
2024 yılına kadar bu görevimi sürdürdüm.
TÜRKSAT
Eylül 2024'te TÜRKSAT A.Ş. Genel Müdürü olarak göreve başladım.
TÜRKSAT, Türkiye'nin uydu haberleşmesinden dijital altyapıya, yayıncılıktan uzay teknolojilerine kadar stratejik öneme sahip alanlarında faaliyet gösteren önemli kurumlarından biri. Buradaki görevimle birlikte, yıllar boyunca telekomünikasyon, yazılım, savunma sanayii, dijital dönüşüm ve kamu tarafında edindiğim deneyimleri Türkiye'nin haberleşme ve dijital altyapısının gelişimine katkı sağlayacak şekilde kullanmaya devam ettim.
TÜRKSAT'taki görevim, meslek hayatımın ilk yıllarında başladığım telekomünikasyon alanıyla bugün geldiğim nokta arasında da önemli bir bağ oluşturdu. Mühendislik hayatımın başlangıcında haberleşme teknolojilerinin geliştirilmesi üzerine çalışırken, yıllar sonra Türkiye'nin stratejik haberleşme ve dijital altyapılarından birinin yönetiminden sorumlu olmak benim için anlamlı bir deneyim oldu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcılığı
Temmuz 2026 itibarıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı olarak görev yapmaya başladım.
Bu görev, meslek hayatım boyunca edindiğim mühendislik, telekomünikasyon, bilgi teknolojileri, savunma sanayii, siber güvenlik, dijital dönüşüm ve üst düzey yönetim deneyimlerini kamu politikalarının oluşturulması ve uygulanması süreçlerinde daha geniş bir perspektifle kullanabileceğim yeni bir sorumluluk alanı oluşturuyor.
Ulaştırma ve altyapı, Türkiye'nin dijital dönüşümünün yanı sıra ekonomik ve stratejik bağımsızlığı açısından da kritik bir alan. Haberleşme altyapılarından dijital teknolojilere, ulaştırma sistemlerinden geleceğin teknolojilerine kadar geniş bir alanda Türkiye'nin teknolojik yetkinliğini ve altyapısını geliştirmek; aynı zamanda kamu, özel sektör ve teknoloji ekosistemi arasındaki iş birliğini güçlendirmek bu dönemde önemsediğim başlıklar arasında yer alıyor.
Bugün geldiğim noktada, mühendislikten başlayarak özel sektörde, savunma sanayiinde, sivil toplumda ve kamu kurumlarında edindiğim farklı deneyimlerin birbirini tamamladığını düşünüyorum. Bundan sonraki dönemde de bu birikimi Türkiye'nin teknoloji, haberleşme ve altyapı alanındaki hedeflerine katkı sağlamak için kullanmaya devam edeceğim.
Bilgi Güvenliği ve Siber Güvenlik
2012 yılında Bilgi Güvenliği Derneği'nin başkanlığını üstlendim ve 2021 yılına kadar bu görevi sürdürdüm.
Siber güvenliğin yalnızca teknik bir mesele olmadığına inanıyorum. Bilgi güvenliği; ulusal bağımsızlığın, bireysel mahremiyetin ve dijital egemenliğin temel unsurlarından biri. Bu alanda farkındalığın artırılması ve Türkiye'nin bilgi güvenliği konusunda kendi yetkinliklerini geliştirmesi benim için her zaman önemli bir öncelik oldu.
Dernek çatısı altında yürüttüğüm çalışmalar sayesinde kamu, özel sektör, akademi ve teknoloji dünyasından farklı paydaşlarla bir araya gelme ve bilgi güvenliği alanındaki gelişmeleri farklı perspektiflerden değerlendirme fırsatı buldum.
Farklı Topluluklarla Paylaşmak
Meslek hayatım boyunca farklı kurumlarda, şirketlerde, kamu kuruluşlarında ve sivil toplum yapılarında görev alma fırsatım oldu. Bu görevlerin her biri bana teknolojinin farklı bir yüzünü görme ve farklı insanlarla çalışma imkânı sağladı.
Bugün geriye dönüp baktığımda, mühendislikten yöneticiliğe, özel sektörden kamuya, telekomünikasyondan savunma sanayiine ve sağlık teknolojilerine uzanan bu yolculukta edindiğim teknoloji ve dijital alandaki tecrübe ve yetkinlikleri farklı topluluklarla paylaşma fırsatı elde etmiş olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.
Benim için teknoloji yalnızca geliştirilen ürünlerden veya kullanılan sistemlerden ibaret değil. Aynı zamanda bir ülkenin kendi geleceğini şekillendirebilme kapasitesinin önemli bir parçası. Bu nedenle bundan sonraki dönemde de yıllar içerisinde edindiğim bilgi ve deneyimleri paylaşmaya, tartışmaya ve yeni nesillerle aktarmaya devam etmek istiyorum.