TBMM Tarafından Kabul Edilen Sosyal Medya İle İlgili Kanun Değişikliği Yürürlüğe Girdi, Şimdi Ne Olacak?

5651 sayılı “İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi” hakkındaki kanunda 29 Temmuz 2020’de yapılan ve 1 Ekim 2020 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle; kullanıcıların kişisel başvurularında veya ilgili kurumlarının bildirimlerinde sosyal medya sağlayıcılarına erişimde yaşanan sıkıntıların aşılıp muhataplık ilişkisi kurulması amaçlanıyor.

Bu düzenleme ile kullanıcıların internet ortamında sosyal etkileşim amacıyla metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkan sağlayan gerçek veya tüzel kişiler, “sosyal ağ sağlayıcı” olarak tanımlanıyor.

Türkiye’den günlük erişimi 1 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcıları, en az 1 kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirleyecek ve bunu BTK’ya bildirip iletişim bilgilerine internet sitesinde yer verilecektir. Temsilcinin gerçek kişi olması halinde Türk vatandaşı olması zorunlu olacaktır.

Sosyal ağ sağlayıcısı, “içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi” ile “özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesi” gereken durumlarda mağdur kişiler tarafından yapılacak başvurulara, 48 saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap vermekle yükümlü olacak, olumsuz cevaplar gerekçeli olarak bildirilecektir. 48 saat içinde cevap vermemesi halinde 5 milyon, içeriğin çıkarılmaması veya erişimin engellenmemesi halinde ise 10 milyon TL idari para cezası verilebilecek.

Kişisel verilerin ifşası, kişilik haklarının ihlali, yalan ve iftira gibi kişi mağduriyetine neden olan durumlarda içeriğin çıkarılması talep edilebilecek.  Bu talep içerik ve yer sağlayıcılarına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenecektir. Bu kapsamda yükümlülüklerini yerine getirmeyen yer sağlayıcı idari para cezaları verilebilecektir.

İçeriğin sadece suç unsuru olan bölümünün çıkarılmasının mümkün olduğu durumlarda, içeriğin tamamına erişimin engellenmesi yerine içeriğin ilgili kısmının çıkarılmasına imkan sağlanarak, bir internet sitesinde ya da sosyal medya platformunda yer alan ve suç oluşturmayan içerikler yönünden ifade ve haber alma özgürlüğü sağlanmış olacaktır. Yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcıya gönderilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararının gereği en geç 4 saat içinde yerine getirilmek zorunda olacaktır.

İnternet ortamında ya da bir sosyal medya platformunda yayınlanan içerik nedeniyle kişilik hakları ihlal edilen kişilerin talebiyle mahkeme tarafından, mağdurun adının ihlale konu internet adresleriyle ilişkilendirilmemesine karar verilebilecek. Böylece arama motorları tarafından mağdurun adı ile sakıncalı içeriğin ilişkilendirilmesi önlenerek kişilik haklarının korunması sağlanacaktır. Ayrıca bu düzenleme ile sosyal ağ sağlayıcıları, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırmak zorunda olacaklar.

Türkiye’deki kullanıcıları sayesinde Türkiye’den reklam geliri elde eden “sosyal ağ sağlayıcı”ları Türkiye’de vergi ödeyecekler; ülkemizin reklam ve vergi düzenlemelerine ilişkin düzenlemelere uymak zorunda olacaklar. Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde mahkeme kararı ile bunlara erişimin internet trafiği bant genişliği (hızı) %50 oranında azaltılabilecek, ihlalin devamı halinde %90’a kadar yavaşlatılabileceklerdir.

Ulusal güvenlik açısından çok önemli bir sonuç da, “Türkiye’nin verisinin Türkiye’de kalması” olacaktır. Bu sayede yabancı güçlerin Türkiye’nin verilerini kullanarak Türkler üzerinde operasyon yapabilme kabiliyeti azalmış olacaktır.

Abonelik talebiniz geçersiz. Lütfen tekrar deneyin.
Başarılı bir şekilde abone oldunuz.

Email Aboneliği

Makalelerden, sunumlardan ve paylaşımlardan hemen haberdar olmak için email bültenine abone olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir