Cep Telefonlarının Yeniden Değerlendirilmesi

Çevresel Kirliliği ve Elektronik Atıklar

Dünyamızı ve geleceğimizi tehdit eden en önemli unsurların başında sera gazı yayımının ve çevre kirliliğine neden olan atıkların hızla artması ve içeriğinin çeşitlenmesidir. Aynı zamanda dünyamız kaynaklarının (enerji, maden vs.) hızla tüketilmesi de söz konusu tehdite çarpan etkisi yapmaktadır.

Dünyanın toplam sera gazı yayımının %2’si Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BT) kaynaklıdır. BT ürünlerinin üretimi, kullanımı ve ömürlerinin sonlandırması şeklindeki Ürün Ömür Döngüsü (Product Life Cycle) boyunca gerçekleşen bu yayım yaklaşık 1 milyar ton CO2’ye karşılık gelmektedir. Kullanım alışkanlıklarında, eski cihazlarının yeniden değerlendirilmesinde geliştirilecek yeni yaklaşımlarla bu oranın iyileştirilmesi mümkün gözükmektedir.

Diğer çevre kirliliği unsurlarının yanında Elektronik Atıklar (e-Waste) konusu giderek artan bir öneme sahip olmaktadır. Cep telefonu, Bilgisayar, Televizyon, Kişisel Cihazlar (MP3 çalar, hesap makinası vs.) gibi elektronik cihazlardan oluşan elektronik atıkların dünya çapında yıllık miktarı 50 milyon ton civarıda tahmin edilmektedir (Kişi başına dünya ortalaması 10 kg., Avrupa ortalaması 25 kg.).

Avrupa İstatistik Kurumu (Eurostat) tarafından yayınlanan yukarıdaki haritaya gore ülkemiz Avrupa ülkeleri içinde kişibaşına yıllık en fazla atığı toprağa gömen ülkelerin başında gelmektedir.

13 Şubat 2003 yılında yasallaşan Avrupa Birliği Elektronik Atıklar (Waste from Electrical and Electronic Equipment –WEEE) direktifi, elektronik atıkların yönetimini, miktarının azaltımını, cihazların yeniden kullanımı ve geri kazanımı ile zararlı madde kullanımının engellenmesini düzenmektedir. Direktif aynı zamanda elektronik cihaz üreticilerinin, satıcılarının ve işletmecilerin bu konulara ilişkin faaliyetlerinin ve sonuçlarının Çevre Ajansına raporlanmasını istemektedir.

Yukarıdaki grafikten de anlaşılabileceği gibi 2015 yılında dünya piyasalarına 77.8 milyon ton büyüklüğünde Elektrikli-Elektronik Cihaz (Elektrical and Electronic Equipment –EEE) girmiş olacak ve bunun yaklaşık %1’lik kısmı (770 bin ton) Türkiye’de olacaktır. Bu, büyük olasılıkla aynı miktarlara yakın elektronik atık oluşacağı anlamına da gelmektedir.

Yapılan bir araştırmaya göre son beş yıldır, dünya çapında her yıl yaklaşık 650 milyon cep telefonu kullanım dışı kalmakta olup bunların çok büyük kısmı atık haline gelmektedir.

BTK verilerine gore, 2010 yılı itibariyle son 4 yılda ülkemiz GSM işletmecilerinin abone sayısı yaklaşık 15 milyon artmasına rağmen ülkemize ithal edilen Cep telefonu sayısı yaklaşık 60 milyon adettir. Yani 4 yılda 45 milyon cep telefonu yenilenmiş dolayısıyle eskiyen aynı miktardaki (günde 30 bin adet) telefon kullanım dışı olmuştur.

Cep Telefonu Kullanımı

IDC verilerine göre dünyada 2011 birinci çeyrekte bir önceki yıla gore %11 artışla 365 milyon cep telefonu satılmış olup yıllık miktarın yaklaşık 1.3 milyar olması tahmin edilmektedir. Günümüzde yeryüzünde mobil abone sayısı 5 milyar kişiyi aşmış olup önümüzdeki 5 yıl içinde kullanımda bulunacak cep telefonu sayısı 7 milyar civarında olacaktır.

Bir yandan kullanımdaki cihaz sayısı artarken diğer yandan da kullanım dışı kalan cihaz sayısı da hızla artmaktadır. Elektronik cihazların kullanım süreleri ve ömürleri de sürekli azalmaktadır. On yıl önce yıllarlarla ölçülen bazı ürünlerin kullanım süreleri bugün aylar mertebesine düşmüştür.

ABD’de yapılan bir araştırmaya gore TV’ler 10 yıllık ömürlerine karşılık 4 yıl, Bilgisayarlar 8 yıllık ömürlerine rağmen 4 yıl, Cep telefonları 3 yıllık ömürlerine rağmen 12-18 ay ortalama kullanım sürelerine sahiptirler.

International Jurnal of Life Cycle Assessment raporuna gore cep telefonlarının kullanımının 4 yıla çıkartılabilmesi halinde cep telefonu kaynaklı doğal kaynakların kullanımı, enerji tüketimi ve çevre kirliliği konularında %40 iyileşme sağlanabilecektir.

Kullanılmış Cep Telefonlarının Yeniden Değerlendirilmesi

Kullanılmayan cep telefonları ve aksesuarlarının yeniden değerlendirilmesi konusunda tüm dünyada belli bir duyarsızlık söz konusudur. Dünyada kullanım dışı kalmış cep telefonlarının %10 dan daha azı geri kazanım sürecine sokulabilmiş ve bunların malzemelerinin ise %90 oranında yeniden kullanılabileceği görülmüştür.

Teknolojik gelişmelerin sayesinde cep telefonları bir yandan hacim ve ağırlık olarak küçülürken diğer yandan sürekli gelişmekte ve kompleks hale gelmektedir. 1980’lerde 5kg. mertebelerinde olan ağırlıkları günümüzde 70gr. mertebelerine düşmüştür. Ancak 1980’lerde 11 element ile üretilen cep telefonları 1990’larda 15, 2000’lerde ise 60 değişik element kullanılarak üretilir hale gelmişlerdir.

Bu malzemelerin kimi doğada az bulunan kiymetli madenler kimileri ise çevre ve insan sağlığı için son derece zararalı (pillerde kullanılan kadmiyum ve kurşun gibi) tehlikeli maddelerdir. Tipik bir cep telefonunda (pil ve aksesuarları dahil) bulunan malzeme dağılımı ağırlık olarak şöyledir; Plastikler (%43), Cam (%14), Bakır (%13), Demir (%7), Alüminyum (%5), Mağnezyum A.H.ATALAY Cep Telefonlarının Yeniden Değerlendirilmesi Page 5/8 (%3), Gümüş (%0.35), Nikel, Kalay ve Kurşun (%1), Altın (%0.04) ve diğer bazı kıymentli madenler; antimony (0.1%), palladium (<0.02%), beryllium (<0.01%) platinum (<0.01%).

ABD’de yapılan bir çalışmaya gore 6000 adet eski cep telefonunun oluşturduğu 1 tonluk hurdanın geri kazanımı sürecine 3.5 kg. Gümüş, 140 gr. Paladyum, 340 gr. Altın ve 130 kg. Bakır olmak üzere yaklaşık 15.000 dolarlık değerli maden elde edilmiştir (telefon başına 2.5 dolar).

2009 yılında yayınlanan E-Waste Inventory Project in Malaysia raporuna göre kullanılmış telefonların geri kazanım sürecine sokulması sonucu ağırlığının %25’i oranında yeniden kullanılabilir (reusable) parça, %60 oranında yeniden kazanılabilir (recyclable) malzeme (plastik, metal, cam vs.) elde edilebildiği tespit edilmiştir.

Espoo, Finland tarafından yapılan bir araştırmaya gore dünya üzerinde 3 milyar adet civarında kullanılmayan cep telefonu evlerde, çekmecelerde atıl durumda saklanmaktadır. 240.000 ton hammadde karşılığı olan bu telefonların yeniden kazanım sürecine dahil edilebilmeleri halinde sera gazı yayımında 4 milyon otomobilin trafikten çekilmesine eşdeğer bir iyileşme sağlanabilecektir. Aynı çalışmaya gore halen sözkonusu telefonların sadece %3 kadarı yeniden kazanım sürecine dahil edilebilmektedir.

2010 yılı itibariyle 270 milyon cep telefonunun kullanımda olduğu ABD’de 130 milyon telefon kullanım dışı olmuştur. Kullanıcıların %70’i evinde en az bir adet kullanılmayan cep telefonuna sahiptir.Ancak maalesef bunun sadece %10 kadarı geri kazanım sürecine girebilmiştir.

ABD’de 12 ve 13 yaşındaki iki çocuğun başlattığı Cell Phones for Soldiers isimli bir Sivil insiyatif, 2004 yılından beri 7.5 milyon cep telefonu toplayarak 7 milyon dolar değerinde 90 milyon dakikalık ücretsiz konuşma hakkını Amerikan askerlerinin kullanımına bağışlatmıştır.

ABD’li mobil işletmeci Sprint başlattığı bir kampanya ile 2010 yılında sattığı telefonların %36 kadar telefonu geri toplayarak yeniden değerlendirme (yeniden kullanım ya da geri kazanım) sürecine almıştır. Firma, 2017 yılına kadar bu oranı %90’a çıkartmayı hedeflemektedir. Avustralya’da yapılan ve Ipsos tarafından Şubat 2011’de yayınlanan bir araştırmaya gore, kullanıcıları %54’ü eski telefonlarını saklamakta, %15’i aile bireylerinden birine kullandırmakta, %11’i satmış, %8’i geri kazanım sürecine sokmuş, kalan %12’si ise ne yaptığını bilmemektedir.

2010 yılında 7 milyon yeni telefonun satıldığı Avustralya’da evlerde 15-20 milyon telefonun atıl durduğu tahmin edilmektedir. 2010 yılında yapılan üretici ve işletmecilerin de dahil olduğu kampanyalarla ülke çapında 4500 toplama noktası oluşturulmuş ve 797 bin eski telefonun toplanıp geri kazanım sürecine sokulması sağlanmıştır. Sony firmasının kendisinin yürüttüğü YouCan isimli kampanya ile ilk okullar aracılığıyle 300 binden fazla eski telefon toplanmış ve elde edilen gelirle kanserle Savaş faliyetlerine yüzbinlerce dolar destek sağlanmıştır.

Malezya’da, Nokia firması uyguladığı kapmaya ile kullanılmış pil ve aksesuarlarını iade eden müşterilerine yenisini alırken %20 indirim uygulamaktadır. Ayrıca 2001 yılından beri uyuladığı “Takeback” kampanyası ile kullanılmış cep telefonlarını geri toplanmaktadır. Motorola ise yürüttüğü benzer bir kampanyada her türlü marka modeldeki telefon, pil ve aksesuarları geri toplamaktadır.

Fransa’da mobil işletmecisi Orange devreye aldığı Sürdürülebilirlik program ile 2015 yılına kadar pazara giren ve kullanım dışı kalan cep telefonlarının %50’sini geri toplamayı hedeflemektedir.

En büyük cep telefonu üreticisi Nokia firması 85 ülkede 5000 merkezde eski cep telefonlarını geri toplamak noktası oluşturmuş bulunmaktadır. Size en yakın geri toplama noktasını bulmak için internetten www.nokia.com/wherecycle adresinden yararlanabilirsiniz.

Ülkemizde Durum

Pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da maalesef elimizde ülkemizle ilgili sağlıklı istatistiki veriler bulunmamaktadır. Yukarıda verilen diğer ülke örneklerinde anlatılmaya çalışıldığı gibi bir duyarlılık ne tüketicilerde, ne üretici/satıcılarda, ne mobil işletmecilerde ne de ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında bulunmamaktadır.

Hemen hemen tamamı ithalat yoluyla ülke dışından sağlanan cep telefonları ve aksesuarlarının ithalatı için her yıl yaklaşık 3-3.5 milyar dolar döviz harcanmaktadır. 2010 yılı maden ihracat rakamımızın 3.6 milyar dolar olduğu düşünüldüğünde son derece yüksek olduğu görülebilecek olan bu miktarın en aza indirilebilmesinin bir yolu da, hemen hemen herkesin evinde, işinde bir yerlerde atıl olarak duran kullanım dışı kalmış cep telefonlarının ekonomiye kazandırılmasıdır.

Ülkemizde son beş yıldır mobil abone sayısı odukça az artmış olmasına rağmen her yıl yaklaşık 15 milyon adet cep telefonu ithal edilmektedir. Bu, her yıl yaklaşık aynı miktarda cep telefonunun kullanım dışı olduğu anlamına da gelmektedir. Kullanım dışı olan bu telefonların sadece geri kazanım (recycle) hurda malzeme değeri yıllık yaklaşık 35-40 milyon dolar dır. Bu telefonların yeniden kullanım sürecine dahil edilebilmesi halinde ise bu değer 10 katına kadar artabilecektir. Toplanacak çalışır durumdaki cihazların yenilenmesi (refurbishment) halinde az gelişmiş pazarlara ihracatı da mümkün olabilecektir. Örneğin Kenya pazarında satılan telefonların %90’ı bu türdendir.

Geçen yıllar içinde kullanım dışı kalmış cep telefonlarının toplanıp yeniden değerlendirilmesi ile ilgili olarak sivil toplum kuruluşu Mobisad, bilişim sektörü düzenleyici otoritesi BTK ile birlikte bazı çalışmalar başlatılmış, ancak bildiğim kadarıyle ortaya somut bir proje çıkartılabilmiş değildir.

Bu konudaki son zamanların en umut veren gelişmesi, BTK İstanbul Bölge Müdürü Sayın İbrahim Bayraktar ve BTK Eski Kurum Başkan Yardımcısı Sayın Orhan Öge’nin insiyatifi ile başlayan ve İstanbul Başakşehir ilçesi Kaymakamı Sayın Cevdet Can ile Belediye Başkanı Sayın Mevlüt Uysal’ın yakın ilgi ve destekleri ile uygulama safhasına gelmiş bulunan “Başakşehir Eski Cep Telefonlarını Toplama Kampanyası” dır. Bu yazıyı yazmama vesile olan örnek kampanya için bu değerli yöneticileri kutluyor ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Neler Yapılmalıdır?

Dünya kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması, çevre kirliliğinin azaltılması, daha yaşanabilir bir dünya ve sürüdürülebilir bir ekonomik sistem için başta kullanıcı bireyler olmak üzere şirketlere, sivil toplum kuruluşlarına, üniversitelere ve kamu kurumlarına bu konuda önemli görevler düşmektedir.

Bireyler için önerim, “6 RE” olarak adlandırılan ve aşağıda şematik gösterimi verilen tüketici felsefesinin benimsenmesi ve uygulanmasıdır. Böylece sahip olunan cihazların kullanım süreleri artacak, kullanım dışı cihazların yeniden değerlendirilmesi mümkün hale gelecektir.

Sivil Toplum Kuruluşları, yukarıda örneklerini vermeye çalıştığım dünya uygulamalarına benzer kampanyalarla kullanım dışı kalmış cihazların yeniden ekonomiye kazandırılmasında önemli roller oynayabilirler. Böylece aynı zamanda misyonlarını gerçekleştirmek için maddi kaynak ta sağlamış olurlar. Örneğin Kızılay, yaygın teşkilat yapısı ile buna en uygun adaylardan biridir.

Cihaz üretici ve satıcıları bu konuda en fazla sorumluluğa sahip olanların başında gelmektedir. Başta pazar payı en yüksek olan Nokia ve Samsung olmak üzere cihaz üreticileri, ABD, Avustralya, Fransa, Malezya gibi ülkelerde yaptıklarına benzer kampanyalar düzenleyerek elektronik atıkların azaltımı ve çevreye olumsuz etkilerini en aza indirecek tedbirler almalıdırlar. Bu onların hem sosyal sorumluluğu hem de uluslararası düzenlemelerin (Basel konvansiyonu, ilgili AB direktifleri gibi) onlara yüklediği bir yükümlülüktür.

Mobil işletmeciler de sosyal sorumlulukları gereği bu konuda gelişmiş ülkelerdeki meslektaşlarına benzer duyarlılıklar sergilemeli, müşterilerinin ve diğer paydaşların buna ilişkin girişimlerini teşvik ve desteklemelidirler.

Başta Çevre Bakanlığı ve Sanayi Bakanlığı olmak üzere ilgili kamu kurumları, yapacakları bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları, düzenlemeler ve denetimlerle bu konuda en önemli role sahiptirler. Çevre kirliliğinin ve elektronik atıkların azaltınmasına ilişkin uluslararası düzenlemeler (AB direktifleri gibi) yakından takip edilerek ulusal mevzuatımız bunlarla uyumlu hale getirilmelidir. İlgili kamu kurumlarının uzmanlarının konuya ilişkin uluslararası insiyatif (Basel konvansiyonu gibi) ve organizasyonların çalışmalarına katılımı sağlanarak bilgi ve deneyim kazanımı ve paylaşımı sağlanmalıdır. İlgili kurumlar gerek teşvik edici ve gerekse zorlayıcı tedbirlerle bu konuyu sürekli canlı tutmalı ve takipçisi olmalıdırlar.

Kaynakça

http://www.basel.int/index.html

http://ec.europa.eu/environment/index_en.htm

http://www.nokia.com/environment/recycling/where-and-how-to-recycle

http://www.call2recycle.org/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir