Bilgi Güvenliği Derneği Söyleşisi

  1. SORULAR / CEVAPLAR

 

1-Bilgi toplumuna dönüşüm için sizce 2012’de bilişim sektöründe atılan en önemli adım ne oldu? 2012’den bilişim sektörü açısından geriye ne kaldı?

Bilgi Toplumuna dönüşümün en önemli iki unsurundan biri, Bilgi ve İletişim Teknolojileri altyapılarının yaygınlaştırılması ve toplumun tüm kesimleri tarafından erişilebilir ve kullanılır hale getirilmesidir. Bir diğeri unsur ise, Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin kullanımının arttırılmasıdır. Bu konularda ülkemiz dünyanın gelişmiş ülkelerinden biri sayılabilir.

  • –  Mobil iletişim alt yapıları, en son teknolojiyi kullanan ve dünyanın en hızlı mobil internet erişimini sunar hale gelmişlerdir. Mobil internet kullanıcı sayısında da inanılmaz bir artış söz konusudur. Artık internet ihtiyacını sadece mobil üzerinden karşılayan ciddi bir abone kitlesi bulunmaktadır.

  • –  Sabit iletişim alt yapılarında, geleneksel telefon altyapısı hemen hemen tüm kullanım noktalarına varmış, genişband internet erişiminde ADSL ile 6 milyonun üzerindeki haneye ulaşılmış, Fibere dönüşüm ise devam etmektedir.

  • –  Mobil kullanım yaygınlığının artış oranı duraklamakla birlikte kullanıcı durumdaki hemen hemen tüm vatandaşları kapsar hale gelmiştir.

  • –  Internet kullanımında kullanıcı oranı bakımından dünyanın orta seviyesindeki ülkelerinden biri olan Türkiye, kullanım miktarları açısından ise dünyanın en yoğun kullanıcılarının başında gelmektedir. 

Tüm bu gelişmelere rağmen ülkemiz Bilişim kullanıcısı olmanın ötesine henüz geçememiştir. Altyapı kurulumların hızlandırılması ve maliyetlerin azaltılması için geçiş hakkı ve altyapının paylaşımı gibi konularında sorunlar devam etmektedir. Uygulamadaki zorluklar, mükerrer yatırımlar maliyetleri arttırmakta ve yatırım iştahını azaltmaktadır.

Bilişim alanında ARGE çalışmalarının teşvik edilmesine ilişkin düzenlemeler ve oluşturulan fonlar bu alanda önümüzdeki dönemde yerli ürünlerin ortaya çıkması için önemli fırsatlar oluşturmaktadır. Bilgi Güvenliği alt segmenti bu konuda önemli bir fırsat alanıdır.

Bilgi Güvenliği açısından tüm kesimlerde belli bir farkındalık seviyesine ulaşılmış olmakla birlikte tedbir alınması noktasında önemli eksiklikler mevcuttur. 20 Ekim 2012 tarihli ve 28447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2012/3842 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile “Ulusal Siber Güvenlik Çalışmalarının Yürütülmesi, Yönetilmesi ve Koordinasyonuna İlişkin Karar” yürürlüğe konulmuştur. BKK ile kamu kurum ve kuruluşlarınca bilgi teknolojileri üzerinden sağlanan her türlü hizmet, işlem ve veri ile bunların sunumunda yer alan sistemlerin güvenliğinin sağlanmasına ve gizliliğinin korunmasına yönelik tedbirlerin alınması ve bilgi ve iletişim teknolojilerine ilişkin kritik altyapıların işletiminde yer alan gerçek ve tüzel kişilerce uyulması gerekli usul ve esaslar düzenlenmiştir. Önümüzdeki dönemde bu düzenlemenin uygulanmasının önemli olumlu etkileri olması beklenmektedir. 

2-2013’te bilişim sektörünün büyümesi ve ülke kalkınmasına katkı verebilmesi için öncelikle yapılması/atılması gereken üç gelişme/adım nedir? 

Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin geliştirilmesi ve üretiminde sahip olduğu potansiyeli yeterince değerlendirememektedir. Bilişimin üretim ve verimlilikteki artış ve ekonomik değer yaratmadaki yeteneği yeterince kullanılamamaktadır.

Bilişim sektörünün büyümesi ve ülke kalkınmasına en fazla katkıyı verebilmesi için;

  • –  Gerek özel sektör ve gerekse kamuda işlerin daha hızlı ve verimli hale getirilmesi amacıyla hizmetlerin çeşitlendirilmesi ve yaygınlaştırılması önündeki düzenleme ve vergi engellerinin kaldırılarak, Bilişimin daha etkin bir şekilde kullanımının sağlanması, E-Devlet hizmetlerinin geliştirilmesi,

  • –  Alt yapı standartlarının oluşturulması, bu standartlara uygun yerli ürün geliştirilip üretimi ve kullanımının teşvik edilmesi

  • –  Bilgi güvenliği ve mahremiyete ilişkin kuşku ve eksikliklerin giderilmesi, büyük önem taşımaktadır.

 3-Bilişim sektörünün 2013 büyüklüğü/cirosu konusundaki beklentiniz/öngörünüzü bizimle paylaşır mısınız?

Bilişim sektörünün büyüklükleri ile ilgili ülkemizde maalesef tam ve doğru bilgi elde edinilememektedir. Bu konuda tek kaynaktan tüm verilere ulaşmak mümkün olamamakta, değişik kaynaklarca değişik rakamlar telafuz edilmektedir. Dolayısıyla söylenen rakamların tümünü belli bir ihtiyatla ele almak gerekmektedir. Ancak şunu söyleyebilirizki, ülkemizde bilişim sektörünün büyümesi her zaman Türkiye’nin genel ekonomik büyümesinden daha fazla olmaktadır; benim tahminin 2013’de pazarın %5-7 civarında büyüyeceği yönündedir. 

4-Bilişim sektörünün dünya ile rekabetinin önündeki en önemli engeller nedir? Bu engellerin kaldırılması için ilk üç çözüm önerinizi alabilir miyiz?

Türkiye Bilişim sektörü hizmetler açısından şu anda dünya ile rekabet edebilir durumdadır. Bilgi ve İletişim Teknolojileri ürünlerinin (yazılım ve donanım) dünya ile rekabet edebilmesi için ise, Türk firmalarının fiyat ve teknoloji olarak dünya ile rekabet edebilir düzeyde ürünler geliştirmesi ve üretebilmesi gereklidir. Bunun için ülkemiz yeterli potansiyele sahip olmakla birlikte, ilgili kurumlarca yapılan yoğun çalışmalara rağmen, bu potansiyelin yeterince kullanılabildiği söylenemez. Türkiyenin bilişim alanında daha rekabetçi hale gelebilmesi için;

  • –  Devletin Bilişimi stratejik alan olarak belirlemesi ve ülke genelinde bilişim stratejisi oluşturarak tek elden yönetilmesini sağlayacak Bilişim Bakanlığı Kurulması,

  • –  TÜBİTAK, TSK GV şirketleri vb. gibi kamu destekli kuruluşların özel sektör ile haksız rekabet oluşturan uygulamaları önlenerek Rekabetçi ve Yenilikçi ürün geliştirip üretecek şirketlerin çoğalması ve sinerji oluşturacak şekilde birbirleri ile işbirliği yapacağı ortamların oluşturulması,

  • –  Kamu ihale mevzuatının Bilgi ve İletişim Teknolojileri özellikleri dikkate alınarak güncellenip Kamu ve Özel sektör kullanıcılarının yerli ürünleri kullanımının teşvik edilmesi

gerekmektedir. 

5.Türkiye’de nitelikli bilişim işgücünün oluşumunda mevcut eğitim sistemi ve üniversitelerimiz sizce yeterli midir? Üniversitelerimiz, sektörün ihtiyacını karşılayacak elemanlar yetiştirebiliyor mu? Türkiye’nin, bilişim işgücünde global arenada ucuz işgücü kaynağı olan Hindistan, Çin gibi ülkelerle ileride rekabet edebilmesi için yapması gerekenleri sıralayabilir misiniz?

Türkiye, küresel pazarda Hindistan ve Çin gibi ucuz iş gücü kaynaklarına sahip ülkeler ile değil, ABD, G.Kore ve Japonya gibi yenilikçi ve yaratıcı işgücüne sahip ve yüksek katma değer üreten gelişmiş ülkeler ile rekabeti hedeflemelidir.

Türkiye, genç ve yeniliklere meraklı nüfus yapısı ile Bilişim işgücü açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Ancak pazarın sığlığı nedeniyle Bilişim alanında çalışan insan sayısı açısından gelişmiş ülkeler ortalamasının oldukça uzağıda kalmaktadır. Ayrıca mevcut eğitim sistemimiz Bilişim pazarının ihtiyacı olan nitelikli iş gücü yetiştirme konusunda yeterli durumda değildir.

Bilişim alanında daha rekabetçi bir yapıya kavuşmak üzere, pazarının ihtiyacı olan araştırmacı ve yenilikçi iş gücü yetiştirmek için ilk okuldan üniversiteye eğitimin her aşamasında yeniden yapılanmaya ihtiyaç vardır. Bir yandan Fizik, Kimya, Matematik gibi temel bilimlere verilen önem ve bu alanda yetişmiş insan sayısı arttırılırken diğer yandan Mühendislik gibi uygulamalı bilimler için endüstri ile işbirliği içinde müfredatlar ve eğitim programları yenilemelidir. 

 

Ahmet Hamdi ATALAY

Bilgi Güvenliği Derneği Başkanı

Adres: Maltepe Mahallesi Tuncer Sok. No.4/8 Çankaya/ANKARA TÜRKİYE
Telefon: +90 312 2311810
Faks: +90 312 2311810
E-Mail:
bilgi@bilgiguvenligi.org.tr

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir