Dünya Elektronik Haberleşme Pazar

  • Telekom

Elektronik haberleşme, en yalın hali ile haberleşmenin elektronik ortamlar (şebekeler, iletim ve erişim sistemleri) ve elektronik cihazlar (telefon, bilgisayar vb. erişim cihazları) kullanılarak yapılması olup, bu alandaki teknolojik gelişmeler olağan üstü bir hızla ilerlemektedir;

  • Bilgi işlem kapasitesi açısından fiyat/performans oranı 18-24 ayda 2 kat artıyor (Moor Kanunu)
  • Telli sistemlerde bantgenişliği kapasitesi 2 yılda 2 kat artıyor (Gilder & Nielsen Kanunu)
  • Telsiz sistemlerde bantgenişliği kapasitesi 2.5 yılda 2 kat artıyor (Cooper Kanunu)
  • Sayısal veri depolama kapasitesi 2 yılda 2 kat artıyor (Kryder Kanunu)

 

Ses, Görüntü ve Verilerin elektronik sinyallere dönüştürülmesi, işlenmesi, kodlanması ve telli ya da telsiz ortamlardan iletilmesi olarak tanımlayabileceğimiz elektronik haberleşme kavramı, günümüzde insanların yanında makinalar, araçlar ve gereçler gibi çeşitli nesnelerin de birbirleriyle iletişimini ifade etmekte ve bu amaçla kullanılan teknolojiler de Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) olarak adlandırılmaktadır. BİT’nin hedefi toplumu “Bilgi Toplumu” haline dönüştürmektir.

Bilgi Toplumunda sağlıktan eğitime, üretimden ticarete, eğlenceden iletişime insanın odak olduğu her alanda; zamandan ve mekandan bağımsız, eğitimi ve kültürü ne olursa olsun tüm insanlar BİT’nin kapsama alanı içine girmektedir. BİT sadece insanları değil, insanların kullandığı ya da insanlara hizmet için çalışan tüm cihaz, makina ve sistemleri de kapsama alanı içine almaktadır. Yine giderek artan oranda insanın yaşadığı mekanlar (evler, ofisler vb.) ve ortamlar (şehirler, yollar vb.) ile dünya üzerindeki diğer canlı ve nesneler de bu kapsama dahil olmaktadır.

Dünya nüfusu 2011 itibariyle 1.8 milyar hane ve 7 milyar kişiye ulaşmıştır. Dünya üzerinde mobil yaygınlık %90’lar seviyesine, Internette dünya çapında yaygınlık ise %60’lara ulaşmış olup yeryüzündeki her 3 kişiden 2’si internet kullanıcısıdır.

Uluslararası Telekomunikasyon Birliği (ITU) tarafından yayınlanan verilere göre küresel bazdaki tüm krizlere rağmen Elektronik Haberleşme pazarı olanca hızıyla gelişmesini sürdürmektedir. 1.8 milyar hanenin üçte birinden fazlası (700 milyon hane) bilgisayara, üçte biri (600 milyon hane) internet erişimine sahiptir.

2011 sonu itibariyle Internet kullanıcısı sayısı 2.5 milyara ulaşmış olup bunun yaklaşık 1.7 milyarı genişbant abonelerinden oluşmaktadır.

2011 sonu itibariyle mobil hücresel sistemler abone sayısı 6 milyar gibi bir rakama ulaşmış durumdadır. Bu rakam, kullanıcı olamayacak durumdaki belli bir yaşın altı (-12) ve üstü (+70) hariç tutulduğunda yeryüzündeki tüm insanların kullanıcı olduğu anlamına gelmektedir. Küresel nüfus bazında mobil yaygınlık (penetrasyon) %87 değerine ulaşmış olup gelişmekte olan ülkelerde bu oran %79 gibi buna oldukça yakın bir değerdedir.

Mobil genişbant internet aboneliği ise, yıllık yaklaşık %45’lik büyüme ile son dört yılda sabit genişbant aboneliğinin iki katına (yaklaşık 1.2 milyar) ulaşmış durumdadır.

Bölgeler bazında bakıldığında genişbant aboneliği Avrupa tarafında oldukça hızlı bir gelişme göstermektedir. Avrupa’da genişbant yaygınlığı sabitte %26, mobilde ise %56’ya ulaşmıştır. Dünya üzerinde en yüksek yaygınlık yaklaşık %90 ile Güney Kore’de görülmektedir.

Genişbant yaygınlığının en düşük olduğu Afrika ülkelerinde, mobil genişbant yaygınlığı %4, sabit genişbant yaygınlığı ise %1 civarındadır.

Sabit genişbant yaygınlığının en yüksek olduğu ülkeler genelde Avrupa bölgesinde yer alırken mobil genişbant yaygınlığının en yüksek olduğu ülkeler Asya-Pasifik bölgesinde yer almaktadır.

İnternet kullanımında bir yandan yaygınlık artarken diğer yandan bant genişliğinde de önemli ölçüde artış yaşanmaktadır.

Gerek teknolojideki gelişmeler ve gerekse kullanımdaki çeşitlenme bant genişliği ihtiyacını önemli ölçüde arttırmaktadır. Son beş yılda bu konuda yaşanan olağanüstü gelişmeler sonucu 2006 yılında 11.000 Gbit/s olan bant genişliği 2011 yılında 80.000 Gbit/s değerine ulaşmıştır.

Avrupa’da yaklaşık 90.000 bit/s olan kişi başına düşen ortalama bant genişliği değeri Afrika ülkeleri için 2.000 bit/s dir.

Ülkeler bazında bakıldığında sabit-genişbant abone hızlarında önemli farklılıklar görülmektedir. Gelişmiş ülkelerde abonelerin çok büyük bölümü 2Mbit/s üzerinde (hatta 10 Mbit/s üzeri) bağlantı hızına sahipken, gelişmekte olan ülkelerde bağlantı hızları çoğunlukla 2Mbit/s altındadır.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Mobil pazar gelişmesini sürdürmekle birlikte 2011 yılında abone ve gelir artış hızı yavaşlamıştır. Buna karşın gerek ses ve gerekse veri kullanım oranları artmakta, buna cevap verebilmek için de şebekeye yatırımlar devam etmektedir. Bu durum, bazı işletmeciler için gelirlerin yatırım ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalması sonucunu doğurmaktadır. Geleneksel ses temelli iş modelleri ile bu durum sürdürülebilir değildir. Bu nedenledir ki tüm dünyada işletmecilerin gelirlerinde ses hizmetlerinin payı azalırken veri/görüntü bazlı hizmetler ile katma değerli hizmetlerin payı ön plana çıkmaktadır.

Sabit pazarda da geleneksel hizmetler açısından doyum noktasına ulaşılmıştır. Ses pazarı trafik olarak bile küçülürken gelir olarak hızla erimekte, VoIP gibi yeni teknolojiler hızla PSTN’i sona yaklaştırmaktadır. Sabit ses pazarı yerini hızla mobile terk etmekte, sabit pazar ağırlıklı olarak veri/görüntü tabanlı genişbant internet hizmet ve uygulamalarına kaymaktadır. Bunun da sonucu olarak sabit pazarda fiber temelli genişbant erişim teknolojileri ( FTTx) giderek artan oranda önem kazanmakta olup bu alandaki yatırımlar hızlanarak devam etmektedir.

Tüm bunların yanında üzerinde çalışılan yada çözüm beklenen g üncel konulardan bazıları şunlardır:

  • Dünyanın pek çok ülkesinde hala Cep telefonlarından alınan vergiler Sigaradan alınandan bile daha yüksektir.
  • Düzenlemelerde rekabetin tesisi ile yatırımların teşvik edilmesi arasındaki dengenin korunması, hizmet tarafsızlığı (Service neutrality) ve şebeke tarafsızlığı (Networks neutrality) konuları önem kazanmaktadır.
  • Bir yandan kullanım miktarları ve trafik hızla artarken diğer yandan tarifeler sürekli düşmekte olup bu durum gerek altyapı maliyetlerinin en aza düşürülmesi ve gerekse hız ve verimlilikte artış sağlanabilmesini zorunlu kılmaktadır. Bunun için tesis paylaşımı ve kaynakların ortak kullanımı yanında altyapıda Kamu-Özel Sektör Ortaklığı (PPP) modeli giderek yaygınlaşmaktadır.
  • Elektronik haberleşme hizmetlerinin götürülmesinin ticari olarak cazipolmadığı düşük yoğunluklu kırsal alanların kapsanmasında maliyet avantajı sağlayan ve sayısal TV yayıncılığına geçilmesi ile analog TV’lerden boşaldılacak UHF bandının kullanılması (Digital Divident) fırsat olarak değerlendirilmektedir.
  • Mobilde sürekli artan veri trafiğinin 3N şebekeleri üzerinden karşılanması hem zor hem de pahalıdır. Bunun için diğer tamamlayıcı tesiz teknolojileri olan Fem-to-Cell, WiFi ve WiMAX teknolojileri kullanılmaktadır.

 

KAYNAKÇA

ITU World Telecommunication / ICT Indicators (www.itu.int)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir