Elektronik Haberleşme Pazarı ve Eğilimler

  • Telekom

Elektronik Haberleşme, en yalın hali ile haberleşmenin elektronik ortamlar (şebekeler, iletim ve erişim sistemleri) ve elektronik cihazlar (telefon, bilgisayar vb. terminaller) kullanılarak yapılması anlamına gelir.

Elektronik Haberleşme, önceleri insanlar arasında bilgi aktarımı şeklinde gerçekleşirken artık insanmakina ve makina-makina şeklinde daha farklı boyutlarda yapılmaya başlanmıştır. Yine önceleri daha çok ses iletimi şeklinde yapılırken, günümüzde sesin yanında her türlü veri ve görüntünün iletimi gibi çok farklı içerikte yapılmaya başlanmıştır.

Pazardaki bu eğilim gerek şebeke ve gerekse erişim cihazı teknolojilerini de bu yönde evirmektedir. Elektronik Haberleşme teknolojileri Bilgi ve İletişim Teknolojileri (ICT) haline gelmekte, şebekeler ve cihazlar hız ve veri iletim kapasitelerini arttırmaya zorlanmaktadırlar.

Bu gelişmelere paralel olarak içerik ve katma değerli hizmetler önem kazanmakta, geçmişte bir birinden ayrık olan İletişim, Bilişim ve Yayıncılık hizmetleri yakınsayarak (Convergency) tümleşik hale gelmektedir.

Elektronik Haberleşme pazarı özellikle son on yılda giderek yeryüzündeki tüm insanları içine alan bir yaygınlığa (penetration) ulaşarak yeni bir dönemi (Bilgi Çağı) başlatmıştır.

Dünya Telekomunikasyon Birliği (ITU) tarafından yayınlanan yukarıdaki verilere göre, özellikle Mobil haberleşme ve Internet olağan üstü bir hızla gelişmekte ve yaygınlaşmaktadır. Dünya üzerinde mobil yaygınlık %70’ler seviyesine ulaşarak belli bir yaşın altı ve üstü hariç tutulduğunda hemen hemen yeryüzünden yaşayan her insan mobil haberleşme sistemlerinden birinin kullanıcısı durumundadır. Haziran 2010 itibariyle kulanıcı sayısı 5 milyar kişiyi aşmıştır. Bu, son 1 yılda yaklaşık 1 milyar yeni kullanıcı anlamına gelmektedir. Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan büyük pazarlar ile Afrika ülkeleri gibi yeni pazarlar bu alanda hızlı gelişimini sürdürmektedirler.

Internette ise dünya çapında yaygınlık %25’leri aşmıştır, diğer bir ifade ile yeryüzündeki her 4 kişiden birinden fazlası internet kullanıcıdır.

Bu rakamlar aslında iki şeyi ifade etmektedir. Bunlar;

  • İnsanlar her an ve her yerden haberleşme ihtiyaçlarını Mobil olarak karşılama eğilimdedirler.
  • Ağırlıklı olarak veri ve görüntüden oluşan içerik tabanlı Internet hizmetleri öne çıkmaktadır.

 

Dünyada Elektronik Haberleşme Pazarı:

Tüm bu gelişme ve yaygınlaşmaya rağmen İşletmeci gelirleri açısından bakıldığında durum hiç te iç açıcı değildir. Bir yandan kullanıcı sayıları, kullanım süreleri ve aktarılan veri miktarları büyük bir hızla artarken işletmecilerin gelirleri aynı oranda artmamakta hatta Japonya’da olduğu gibi düşebilmektedir.

Gelişmekte olan pazarlar (Emerging Markets) için gerek yaygınlıkta ve gerekse gelir artışında gelişme potansiyeli hala devam ediyorken gelişmiş ülkelerde her iki konuda da doyuma yaklaşılmıştır. Örneğin Batı Avrupa ülkelerinde mobil yaygınlık yüzde yüzlerin üzerine çıktığı için son bir kaç yıldır artış durmuştur, kullanım süreleri (MoU) artmaya devam etmesine rağmen birim gelirler (ARPU) düşme eğiliminde olduğundan gelir artışları yavaşlamış, bazı ülkelerde durmuş, hatta düşüşe geçmiştir.

Sabit telefon ses hizmetlerinde kullanım giderek azalırken mobil ses hizmetleri kullanımı artmaya devam etmektedir. Örneğin Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve İngiltere’den oluşan 5 Avrupa ülkesinde 2003 yılında toplam 239 milyar dakika olan Mobil ses trafiğine karşılık 645 milyar dakika olan Sabit ses trafiği 2008 yılında Mobilde 495, Sabitte 560 milyar dakika olmuştur.

Bu durum özellikle ses hizmetlerinde Sabitten Mobile doğru bir kayma olduğunu göstermektedir. Örneğin ABD’de 2003 yılında 84 milyar dolar olan Sabit haberleşme gelirleri 2007 yılında 70 milyar dolara düşerken aynı dönemde Mobil haberleşme gelirleri 46 milyar dolardan 72 milyar dolara çıkmıştır.

Bu hizmetlere ulaşmak için gerekli erişim cihazları da doğal olarak bu gelişmelerden etkilenmekte; giderek hem küçülüp taşınabilir hale gelmekte hemde yetenekleri artıp akıllanmaktadır. Masaüstü bilgisayarlar, taşınabilir bilgisayarlar (Laptop, Netbook) ile, sabit telefon makinaları, cep telefonları ile, standart özellikli cep telefonları (feature phone), akıllı cep telefonları (smart phone) ile yer değitirmektedir. Yapılan araştırmalara göre akıllı cep telefonu satışları 2007 yılında yaklaşık 120 milyon iken 2009 yılında yaklaşık 180 milyon olmuştur. Netbook satışları ise 2007 yılında 0,6 milyon iken 2009 yılında yaklaşık 30 milyon olmuştur.

Yankee tarafından yapılan bir çalışmaya göre halen yaklaşık 1 milyar cıvarında olan Cep telefonlarından internete bağlanan kişi sayısının önümüzdeki 5 yıl içinde %100 artışla 2 milyar kişiye ulaşacağı ve kullanıcıların büyük kısmının bunu akıllı cep telefonları ile gerçekleştireceği tahmin edilmektedir.

Bu resim aynı zamanda mobil Internet trafiğinde büyük bir artışa da işaret etmektedir. Cisco tarafından yapılan bir araştırmaya göre önümüzdeki 5 yıl sonunda İnternet trafiğinin %90’ı mobil (gelişmiş yada akıllık cep telefonu) ve taşınabilir (laptop, netbook) cihazlardan gerçekleştirilecektir.

Cisco tarafından yapılan bu araştırmaya göre Toplam İnternet Trafiği her yıl ortalama % 40 artışla 2013 yılında yaklaşık aylık 32 bin Petabyte miktarına ulaşacak olup bunun (yıllık yaklaşık %135 artışla) 2200 Petabyte’lık kısmı mobil veri kaynaklı olacaktır.

İçerik olarak bakıldığında ise bu trafiğin ağırlıklı olarak görüntü (video) ve dosya paylaşımından kaynaklanacağı görülmektedir. Görüntülerin daha çok TV’ler için yüksek çözünürlüklü (HD) yayınlar, bilgisayarlara yönelik yayınlar ve ortam görüntüleri (güvenik, kontrol vb. amacıyla) şeklinde olacağı tahmin edilmektedir.

Bunun doğal sonuç olarak işletmeci gelirlerinde de buna paralel değişimler olacaktır. Yankee Group tarafından Mayıs 2010 da yayınlanan bir çalışmaya göre Mobil haberleşme gelirleri içinde Sesin payı sürekli azalarak 2013 yılında toplam Mobil gelirlerinin %26’sı Veri (internet) kaynaklı olacaktır.

Elektronik Haberleşme pazarının Sabit telefon (PSTN) tarafında abone sayısı Afrika ülkeleri hariç hemen hemen tüm dünyada düşüşüne devam edecek gibi görülüyor. Pek çok ülkede sabit telefon abone sayısı ya hiç artmamakta ya da giderek azalmaktadır. Batı Avrupa ve Kuzey Amerika gibi gelişmiş ülkelerin bulunduğu bölgelerde bu azalış yıllık ortalama %3-5 mertebelerinde olacaktır. Örneğin 2009 yılında Almanya’da 3 milyon, Fransa’da 2 milyon, Italya’da 1 milyon yaklaşık abone kaybı olmuştur.

Aynı zamanda VoIP gibi teknolojilerin de devreye girmesiyle sabit ses gelirleri düşmeye devam ederken, buna karşın işletmeciler Genişbant interneti yaygınlaştırarak (xDSL ya da FTTx teknolojileriyle) yeni hizmetler (örneğin IPTV) sunmaya başlayarak bu açığı kapatmaya çalışmaktadırlar.

Günümüzde yaklaşık 500 milyon civarında olan dünyadaki Sabit Genişbant Abone Sayısının önümüzdeki beş yıl boyunca sürekli artarak yaklaşık iki katına çıkması beklenmektedir.

Tüm bunlarda göstermektedir ki Sabit pazarda da kurtarıcı yine İnternet ve veri/görüntü tabanlı içerik hizmetleri olacaktır.

Türkiye’de Elektronik Haberleşme Pazarı:

Ülkemizde de Elektronik Haberleşme pazarının durumu dünyanın genel gidişinden farklı seyretmiyor. Gerek kullanıcı talep ve alışkanlıkları ve gerekse teknolojik eğilimler gelişmekte olan pazarlarla benzer özellikler gösterip gelişmiş pazarlardaki gelişmeleri takip etmektedir. BTK tarafından yayınlanan 2009 yılı Faaliyet Raporu ve Q1/2010 Pazar verileri raporuna göre,

Mobil Elektronik Haberleşme Pazarı:

  • 2008’de 65.8 milyon olan Toplam Mobil abone sayısı Q1/2010 itibariyle 61.6 milyona inmiştir. Bu dönemde Turkcell %3.1, Avea %2.4 abone kaybederken Vodafone %0.9 abone kazanmıştır. Bunun en önemli nedeni numara taşınabilirliği sonrası başlayan kampanyalar ve Flat Rate tarife paketleri sonucu abonelerin birden çok telefon hattı bulundurmaktan vaz geçmesiyle oluşan konsolidasyondur. Halen abone bazında Turkcell %55.7, Vodafone %25.5, Avea %18.8 pazar payına sahiptir. Ön ödemeli abone oranları Avea’da %38, Turcell’de %27, Vodafone’da %16 dır.
  • Q1/2010 itibariyle 61.6 milyon mobil abonenin 8.7 milyonu 3G hizmetlerine abone olmuş, bunun 640 bini Laptoplara takılan 3G modemlerinden oluşmaktadır. Bu dönemde toplam mobil internet veri kullanım miktarı 2.056 Tbyte, üç ayda abone başına ortalama 3Gbyte olmuştur. Laptop kullanımının yaygınlaşması, yeni Laptoplarda 3G modemin gömülü olması, veri tabanlı hizmetlerin artıp çeşitlenmesi ile bu oranın hızla artması beklenmektedir.
  • Önceki üç aylık dönemle kıyaslandığında Q1/2010’da ses trafiğinde Vodafone’da (pazar payı %30) %6 artış, buna karşın Turkcell’de (pazar payı %45) %3.4, Avea’da (pazar payı %25) %5.8 azalma olmuştur. Bu verilerden de anlaşılacağına göre abonelerini en çok Vodafone, sonra da Avea konuşturuyor, Turkcell aboneleri diğerlerine göre daha az konuşuyor.
  • SMS hizmetleri, Q1/2009’da 27.4 milyar olan toplam SMS sayısı %32’lik artışla Q1/2010’da 36.1 milyara ulaşmıştır. SMS pazarında Turkcell %48, Vodafone %27, Avea %25 pay sahibidir. Son üç aylık dönemde bu alanda Turkcell %6.2, Avea %4.7 düşüş gösterirken Vodafone % 9.5 artış göstermiştir.
  • – 2009 yılında Mobil Pazar gelirleri bir önceki yıla göre %2.78 artışla 12.97 milyar TL, Q1/2010 döneminde ise 3.34 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Bu gelirlerin 2.01 milyar TL si Turkcell tarafından (pazar payı %60), 0.68 milyar TL si Vodafone tarafından (pazar payı % %20,5), kalan 0.65 milyar TL si ise Avea tarafından (pazar payı % 19,5) gerçekleştirilmiştir. Bu rakamlardan da anlaşılacağı gibi abone sayısı bakımından %55.7, ses trafiği bakımından %45, SMS sayısı bakımından %48 pazar payına sahip olan Turkcell gelirlerin %60’ını elde etmektedir. Bu haliyle Turkcell abone başına en yüksek gelir (ARPU) elde eden işletmeci konumundadır.
  • – Gelirlerin hizmetlere göre dağılımına bakıldığında toplamda gelirlerin %83’ü ses, %8’i SMS, %3’ü veri, %6’sı ise katma değerli hizmetlerden oluşmaktadır. Bu oranlar Turkcell için %79.5, %9.5, %4, %7, Avea için %81.5, %10.5, %1, %6.5, Vodafone için %95, %3 %0 ve %0.5 dir. Ses pazarının giderek önemsizleşeceği, veri ve katma değerli hizmetler pazarının ise giderek önem kazanacağı düşünüldüğünde bu yeni döneme en hazır olanın Türkcell olduğu anlaşılmaktadır.
  • Yatırımlar açısından bakıldığında ise, 3G yatırımları dolayısıyle önceki yıllara göre son iki yılda büyük ölçüde artış söz konusudur. 2009 yılında toplam 4.589 milyar TL olan yatırımlar Q1/2010 itibariyle 641 milyon TL olarak gerçekleşmiş, bunun 303 milyon TL Vodafone, 216 milyon TL Turkcell, 122 milyon TL Avea tarafından gerçekleşmiştir. Türkcell’in yatırımlarının tamamına yakını 3G için yapılmış olup Vodafone ve Avea 2G ve 3G şebekelerine birlikte yatırım yapmak zorundadırlar. Özellikle Avea’nın kapsama eksiklikleri ve 1800 Mhz olan frekansı dolayısıyle daha fazla sayıda baz istasyonu kurma zorunluluğu nedeniyle 2G şebekesine hala oldukça yatırım yapmak zorundadır. Bunun yanında 3G’de de rakiplerinden geri kalmamak için bu alanda da yatırımlarını sürdürmek zorundadır.

 

Sabit Elektronik Haberleşme Pazarı:

  • TT ve TTNET’in büyük oyuncu olarak yer aldığı pazarda 6 Altyapı, 19 Sabit Telefon (STH), 109 ISS bulunmaktadır.
  • 2005 yılında TT sabit abone sayısı 19 milyon iken Mart 2010 itibariyle yaklaşık 16 milyona düşmüştür. Ses hizmetlerinin mobile kayması ve abonelerin birden çok olan hatlarını iptal etmesi nedeniyle oluşan bu durum, Yalın DSL’in başlaması ve Alternetif işletmecilerin Genişband Internet hizmetleri yaygınlaştıkça salt internet bağlantısı için bulundurulan sabit hatlar da iptal edileceğinden düşüş devam edecektir.
  • Gelirler açısından bakıldığında Q1/2010 itibariyle pazarın büyüklüğü, TT 1.819 milyon TL, ISS 653 milyon TL (%89’u TTNET), STH 85 milyon TL, Altyapı 66,5 milyon TL dir. TT ve TTNET dışındaki Alternatif işletmecilerin payı halen yüzde 10’lar cıvarında olup, rekabetin ileri olduğu pazarlarda bu oran yüzde 30’ların üzerindedir. Yani bu alanda alternatif işletmeciler açısından hala büyük gelişme potansiyeli vardır.
  • TT gelirleri içinde ses hizmetlerinin payı 2005 yılında %80 iken Q1/2010 döneminde bu pay %59’a düşmüş ve düşüş eğilimi devam etmektedir. Erişim hizmetleri (xDSL, ISDN vb.) payı ise 2005 yılında %6.7 iken Q1/2010 itibariyle %27’ye yükselmiştir. Bu değişim gelirler açısından TT içinde “veri” kısmının, dolayısıyla TTNET’in giderek artan bir ağırlığı olduğunu göstermektedir.
  • Toplam ses trafiği olarak bakıldığında Sabitten Mobile kayış olanca hızı ile devam etmektedir. 2005 yılında 37 milyar dk. mobile karşılık 53 milyar dk olan sabit trafik 2009 yılında 108 milyar dk. mobile karşılık 24 milyar dk. sabit olarak gerçekleşmiştir. Yani son 5 yıl içinde mobil ses trafiği 3 kat büyürken sabit ses trafiği yarı yarıya azalmıştır. Q1/2010 itibariyle toplam sabit ses trafiğinde TT’nin payı %94 iken Alternatif işletmecilerin payı %6 olmuştur. Öte yandan tarifelerdeki düşüş de dikkate alındığında sabit ses gelirleri azalmaya devam edecektir.
  • Yatırımlar açısından bakıldığında ise; 2009 yılında TT tarafından 1.214 milyon TL yatırım yapılmasına karşılık Q1/2010 itibariyle yapılan yatırım miktarı 103 milyon TL dir. Alternatif işletmeciler ise aynı dönemde 876 milyon TL yatırım yapmışlardır. Bu yatırımın çok büyük kısmı (868 milyon TL) TellCom vb. Altyapı işletmecileri tarafından yapılmıştır. TT yatırımlarının bir önceki yıla göre büyük oranında azaldığı, alternatif işletmecilerin ise TT’nin yaklaşık 8 katı yatırım yaptığı görülmektedir. Mobil tarafta yatırımlar tüm hızı ile sürerken (Q1/2010’da Vodafone 303, Turkcell 216, Avea 122 milyon TL) TT’nin yatırımları oldukça düşük kalmıştır.
  • Diğer finansallar açısından ise Q1/2010 itibariyle ROCE (vergi ve faiz öncesi net kar/ödenmiş sermaye) TURKCELL %28, TT %20, AVEA %-0.9, VODAFONE %-56, EBITDA ise TURKCELL %33, TT %27, AVEA %5.5, VODAFONE %-4 dür. Uluslararası kabullere göre Eletronik Haberleşme sektöründe EBIDTA değerinin %30-50 aralığında olması beklenmektedir. Yani büyük oyuncular açısından bakıldığında TURKCELL ve TT dışındakilerin durumu sıkıntılı gözükmektedir.
  • Q1/2009’da toplam olarak TT 29.862, Mobil İşletmeciler 6.865, Alternatif İşletmeciler 1.052 kişi istihdam ederken Q1/2010’da TT 26.858 (-%10), Mobil 6.954 (+%1), Alternatif 2.230 (+%112) kişi istihdam etmektedir. Bu rakamlara göre TT’deki %10’luk azalmaya karşın, Alternatif işletmecilerin büyüme eğilimi içinde olduklarını görülmektedir.

 

Sonuç olarak,

Türkiye Mobil Elektronik Haberleşme pazarı halen gelişmesini sürdürmekle birlikte abone ve gelir artış hızı yavaşlamıştır. Buna karşın gerek ses ve gerekse veri olarak kullanım oranları artmakta, buna cevap verebilmek için de şebekeye yatırımlar devam etmektedir. Buradaki temel sıkıntı bazı işletmeciler için gelirlerin yatırım ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalmasındadır.

Sabit Elektronik Haberleşme pazarında geleneksel hizmetler açısından doyum noktasına ulaşılmıştır. Ses pazarı trafik olarak bile küçülürken gelir olarak hızla erimekte, VoIP gibi yeni teknolojiler hızla PSTN’i Ahmet Hamdi ATALAY Temmuz’2010 Sayfa 7 / 7 sona yaklaştırmaktadır. Orta vadede sabit “ses” pazarı yerini tamamen mobile terk edecek, sabit pazar ağırlıklı olarak “veri” tabanlı genişbant hizmet ve uygulamalardan oluşacaktır. Dolayısıyle sabit pazarda Genişbant erişim teknolojileri (xDSL, FTTx ..) giderek artan oranda önem kazanacak, bu alandaki yatırımlar hızlanarak devam edecektir.

 

Kaynakça;

1- Forces shaping the future of telecoms_IBM 2010

2- Data Traffic Growth Drives the Content Delivery Platform – Yankee Group May 2010

3- ITU ICT Statistics Database : www.itu.int/ITU-D/icteye/Indicators/Indicators.aspx

4- IDATE, in “World Telecom Service Market”, revision in July 2009

5- Cisco Visual Networking Index, June 2009

6- BTK 2009 yılı Faaliyet Raporu

7- BTK Q1/2010 Pazar Verileri Raporuna

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir